Sessiz gemiler dizisinin yepyeni fragman yayınlandı
25 Eylül 2007 Salı
24 Eylül 2007 Pazartesi
Sessiz Gemiler Dizisi Oyuncu Kadrosu
Yeni yayın döneminde atv ekranlarında yayına girecek olan sessiz gemiler dizisi yavaş yavaş aydınlığa kavuşuyor.
Dizide yer alan oyuncular :
Yeşim Salkım
Savaş Dinçel
Ayhan Kavas
Alper Kul
Aysun Kayacı
Sezen Eray
Miraç Eronat
Hakan Eratik.
Bu oyuncular hakkında geniş bilgileri sizlere tekrar sunacağız.
Dizide yer alan oyuncular :
Yeşim Salkım
Savaş Dinçel
Ayhan Kavas
Alper Kul
Aysun Kayacı
Sezen Eray
Miraç Eronat
Hakan Eratik.
Bu oyuncular hakkında geniş bilgileri sizlere tekrar sunacağız.
Sessiz Gemiler Hakkında Yağmur Ajansta Yayınlanan Bilgiler
Mümtaz bey hayatı boyunca kendi bildiği doğrulardan şaşmamıştı…
Şerefli,dürüst meslek hayatı süresince,kendisini karısı ve 5 çocuğunun geleceğine adamıştı…Çocuklarının hayırlı ve başarılı insanlar olarak hayata atılmalarını istemişti…Otoriter bir baba olarak görünse de,bütün sevgisini kalbinde saklamıştı… Çocukları hayata atıldığında ,acaba hepsi Mümtaz beyin istediği gibi evlatlar olabilmiş miydi ?
Bir baba olarak,görevini yapmış olmanın huzurunu yaşıyordu…
Büyük oğlu Ahmet, başarılı bir öğrenci değildi, ama karısıyla beraber ticarete atılmıştı… Büyük kızı Şule Tıp fakültesinde okurken,mutluluğu seçmiş,İşadamı İrfan’la evlenmişti…
Ali,hukuk fakültesini bitirmiş,Ankara’da avukatlık yapıyordı. Murat,Üniversiteyi bitirdikten sonra,Amerika’ya yerleşmişti. Şenay.müzik öğretmeni olmuş.Anadolu’nun bir köyüne tayin olmuştu…
Acaba Mümtaz bey,çocuklarını hayatındaki gerçeklerin ne kadarını biliyordu.. Belki bir bölümünü,belki de hiç birini… Mümtaz bey,50 yıl boyunca gözünün önünden ayırmadığı,canı gibi sevdiği karısını ;50.evlilik yıldönümünde kaybettiğinde,hayatın gerçek yüzüyle karşı karşıya gelecekti…
Bunca yılın emekleri bir anda nasıl yok olabilirdi…Amerika’daki oğlu Murat neden aramıyordu…Peki ya diğer çocuklarının durum neydi. Anılarıyla baş başa.tek başına kalan Mümtaz bey,Torunu Ceren ziyarete geldiğinde:
“Hayat böyle birşey kızım...
Sen de birgün kendi yuvanı kuracaksın... Senin de çocukların,torunların olacak...Onları kucağına alacaksın... Sevginin ne demek olduğunu anlayacaksın... Ama büyüdüklerinde ,kendi hayatlarını kurduklarında sen de bir köşede kalacaksın.... İşte o zaman da acının ne demek olduğunu anlayacaksın !..” demişti.
Mümtaz bey yaşadığı yıkımın hüznünü yaşarken,çocuklarının hayatında yerini alırken gördükleri,onlara sağladığı mükemmel bir hayat mıydı,yoksa bilmeden yok ettiği gelecekleri miydi…Ama şu an bir tane doğru vardı…Hangi yaşta olursa olsun,hayata hergün yeni baştan başlamak.
Şerefli,dürüst meslek hayatı süresince,kendisini karısı ve 5 çocuğunun geleceğine adamıştı…Çocuklarının hayırlı ve başarılı insanlar olarak hayata atılmalarını istemişti…Otoriter bir baba olarak görünse de,bütün sevgisini kalbinde saklamıştı… Çocukları hayata atıldığında ,acaba hepsi Mümtaz beyin istediği gibi evlatlar olabilmiş miydi ?
Bir baba olarak,görevini yapmış olmanın huzurunu yaşıyordu…
Büyük oğlu Ahmet, başarılı bir öğrenci değildi, ama karısıyla beraber ticarete atılmıştı… Büyük kızı Şule Tıp fakültesinde okurken,mutluluğu seçmiş,İşadamı İrfan’la evlenmişti…
Ali,hukuk fakültesini bitirmiş,Ankara’da avukatlık yapıyordı. Murat,Üniversiteyi bitirdikten sonra,Amerika’ya yerleşmişti. Şenay.müzik öğretmeni olmuş.Anadolu’nun bir köyüne tayin olmuştu…
Acaba Mümtaz bey,çocuklarını hayatındaki gerçeklerin ne kadarını biliyordu.. Belki bir bölümünü,belki de hiç birini… Mümtaz bey,50 yıl boyunca gözünün önünden ayırmadığı,canı gibi sevdiği karısını ;50.evlilik yıldönümünde kaybettiğinde,hayatın gerçek yüzüyle karşı karşıya gelecekti…
Bunca yılın emekleri bir anda nasıl yok olabilirdi…Amerika’daki oğlu Murat neden aramıyordu…Peki ya diğer çocuklarının durum neydi. Anılarıyla baş başa.tek başına kalan Mümtaz bey,Torunu Ceren ziyarete geldiğinde:
“Hayat böyle birşey kızım...
Sen de birgün kendi yuvanı kuracaksın... Senin de çocukların,torunların olacak...Onları kucağına alacaksın... Sevginin ne demek olduğunu anlayacaksın... Ama büyüdüklerinde ,kendi hayatlarını kurduklarında sen de bir köşede kalacaksın.... İşte o zaman da acının ne demek olduğunu anlayacaksın !..” demişti.
Mümtaz bey yaşadığı yıkımın hüznünü yaşarken,çocuklarının hayatında yerini alırken gördükleri,onlara sağladığı mükemmel bir hayat mıydı,yoksa bilmeden yok ettiği gelecekleri miydi…Ama şu an bir tane doğru vardı…Hangi yaşta olursa olsun,hayata hergün yeni baştan başlamak.
Sessiz gemiler dizisi başlıyor
Yağmur Ajans'ın çekeceği diziyi, Filiz Kaynak yönetecek. Beş çocuk sahibi çiftin, Bozcaada'da her bayram boş yere çocuklarının yolunu beklemesini ve ardından yaşanacak dramı ekrana taşıyacak dizinin başrol oyuncusu Savaş Dinçel..
Sessiz Gemiler Dizisi Oyuncularından Savaş Dinçel

Savaş DİNÇEL
Doğum Tarihi 1942
Boy 180
Kilo 77
Göz Rengi Kahverengi
Yabancı Dil İngilizce
Sinema Filmleri ve Yönetmenleri
Hababam Sınıfı (Ertem Eğilmez)
Aşık Oldum (Ertem Eğilmez)
Merdoğlu Ömer Bey (Yusuf Kurçenli)
Kızlar Sınıfı (Ümit Efekan)
Ağır Roman (Mustafa Altıoklar)
Ateş Böceği (Avni Kütükoğlu)
Çözülmeler (Yusuf Kurçenli)
TV Yapımları ve Yönetmenleri
Sinekli Bakkal (Ayberk Çölok)
Çemberler (Yusuf Kurçenli)
Azmi (Tunç Başaran)
Kurtuluş (Ziya Öztan)
Cumhuriyet (Ziya Öztan)
İttihat ve Terakki (Ziya Öztan)
Üç İstanbul (Feyzi Tuna)
Bizi Güldürenler (Tunç Başaran-Yavuzer Çetinkaya
Tunca Yönder)
Özgeçmiş
İstanbul''da doğdu. İstanbul Lisesi ve İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde okudu. 1962 yılından beri oyunculuk yapıyor. Münir Özkul Tiyatrosu, AST Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalıştı. Ama esas olarak Şehir Tiyatrolarında çalışmaktadır.
1942 yılında İstanbul'da Fatih'te doğdu. Koca Ragıp Paşa İlkokulu'nda, İstanbul Erkek Lisesi'nde ve İstanbul Belediyesi Konservatuarı Tiyatro bölümünde okudu. Tiyatro Bölümünde okurken tiyatrodan başka çizerliğe merak saldı. Amatör tiyatroculuğun yanısıra karikatürü de amatör olarak sürdürdü. İlk kez İstanbul Şehir Tiyatroları'nda profesyonel oldu. Sırasıyla Münir Özkul Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu, Gen-Ar Tiyatrosu, yeniden İstanbul Şehir Tiyatrosu, Miyatro Vatandaş Tiyatrosu'nda çalıştı, yine Şehir Tiyatrosu'nda çalışırken 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasasıyla Şehir Tiyatroları'ndan uzaklaştırıldı. Bir süre tiyatroya ara verip GÜM'de (Güldürü Üretim Merkezi) profesyonel karikatür çizeri olarak çalışmaya başladı. Tekrar tiyatroya dönünce karikatür ve afiş çalışmalarına tiyatroyla birlikte devam etti. Üç yıl Günaydın gazetesinde TONTON adlı bant karikatürü çizdi. Bu arada Şan Müzikholü'nde ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalıştıktan sonra, önce konuk olarak sonra da Danıştay kararıyla Şehir Tiyatroları'na geri döndü. Şimdi orada Oyuncu-Yönetmen olarak çalışıyor. Bunun yanısıra afişçilik (amatör) ve çizerliğini sürdürüyor. Daha önce iki karikatür sergisi açtı. "Çizgilerle Nazım Hikmet" adlı çizgi roman türünde el yapımı bir kitabı var, ama bu kitap müsadere edilip Seka fabrikasında hamur haline getirildiği için ortalıkta yok.
ESERLERİ
Çok Sesli
Savaş Dinçel
Pan Y
Basından
Gazete ve dergi sayfalarında pek sık olmasa da müzik karikatürlerine rastlarız. Saçı başı dağılmış, elinde bastonuyla bir orkestra şefi simgesi olmuştur bu karikatürlerin.
Karikatür kitapları son dönemde oldukça ilgi gören bir tür halini aldı. Toplumsal ironiyi en iyi anlatan karikatürün müziğe bakışını görüyoruz. Tan Oral'ın Sus ve Dinle'si ile Savaş Dinçel'in Çoksesli'sinde. Tan Oral, toplumun müzikle ilgisini karikatürleştirmiş kitabında. Müziğin gelişimi ve değişik sınıflarda algılanışı çıkış noktası olmuş. Tabii bir de müzik tutkusu. "Müzik ve müzikçilerin dışında, yaşamımda başka bir şeye pek de imrendiğim söylenemez. Hiçbir şey de, sıkıntılı zamanlarımda müzik kadar beni avutmamıştır, belki çizmek. Yaşamımı dolduran diğer bir uğraştır çizmek. İkisinin çakışması bu durumda kaçınılmazdı." Savaş Dinçel karikatürist ve tiyatro sanatçısı. Onun da yaşamının diğer bir tutkusu müzik. Dinçel daha çok müzikçilerini anlatmış Çoksesli kitabında
Yüksel Aktuğ un sözleri
Bu sezon ekran başında gözyaşları sel olacak... Yapımcılar, içinde koyu dramların yer aldığı Yaprak Dökümü gibi dizilerin geçen sezon elde ettiği reyting başarısından cesaret alarak, birbiri ardına "damar" dizileri ekrana sürmeye hazırlanıyorlar. Bunlardan biri olan atv'nin iddialı yapımı Sessiz Gemiler'in bazı bölümlerini önceden izleme imkanı buldum. Yapımcı Osman Yağmurdereli yine "gözümüzün önünde olan" ama "görmemekte" direndiğimiz ya da işimize geldiği için "görmezden geldiğimiz" bir sosyal konuyu ekrana taşımış. Yaşlı ana-babalar ile asi evlatları arasındaki "keşke" leri, adeta bir laboratuvar ortamında masaya yatırmış. Savaş Dinçel, beş çocuk babası ama "yapayalnız" Mümtaz Bey rolünde yine devleşmiş. Görüntüleri sabah izledim. Günümün geri kalan kısmı, her fırsatta uzaktaki aile üyelerini arayıp, hatırlarını sormakla geçti. Bu duyguyu en son "Babam ve Oğlum" filminden çıktığımda yaşamıştım. Mümtaz Bey, beş evladının da "kendi istediği gibi" yetişmesi için çaba harcamış. Hatta bu isteğini zaman zaman "baskı" düzeyine taşımış. Ama hayatın gerçeği bu ya, onlar başka yönlere savrulmuş. Ve Mümtaz Bey, hayatının son demlerinde "keşke" lerinin peşine düşmüş. "Tam istediği gibi yetişen" Amerika'daki küçük oğlunun yaşamını yitirdiği ise kalp hastası Mümtaz Bey'e bir türlü söylenememiş. Biri toprağın altında beş evlat ve Mümtaz Bey'in kaptanı olduğu hayat gemisinde 5 delik... Mümtaz Bey, delikleri kapatmak için sağa sola koşturdukça, gemi daha fazla su almakta... Sıkı durun. Yeşim Salkım, Levent Özdilek, Ayhan Kavas, Miraç Eronat, Alper Kul, Hakan Eratik, Sezen Aray ve Aysun Kayacı göz pınarlarınıza yeni tüneller açmaya geliyorlar. İki tavsiyem var. Birincisi; evdeki mendil stoklarını arttırın. İkincisi; yarının "keşke" lerini bugünden imha edebilmek için sevginizi gösterme fırsatlarını asla kaçırmayın, aile bireyleri için sakladığınız sevgi sözcüklerini asla ertelemeyin.
Gönderen
Senol İnce
Etiketler:
diziler,
sessiz gemiler dizisi,
Yüksel Aktuğ un sözleri
Sessiz Gemiler dizisine genel Özet
İsterseniz diziye şöyle bir genel bakış yapalım
“ YAŞLANDIYSAM… ARTIK GÖZLERİM İYİ GÖRMÜYORSA… ARADA UNUTUYORSAM… BU BENİM SUÇUM MU ?”
Mümtaz bey hayatı boyunca kendi bildiği doğrulardan şaşmamıştı…
Şerefli,dürüst meslek hayatı süresince,kendisini karısı ve 5 çocuğunun geleceğine adamıştı…Çocuklarının hayırlı ve başarılı insanlar olarak hayata atılmalarını
istemişti…Otoriter bir baba olarak görünse de,bütün sevgisini kalbinde saklamıştı…
Çocukları hayata atıldığında ,acaba hepsi Mümtaz beyin istediği
gibi evlatlar olabalmiş miydi ?...
Bir baba olarak,görevini yapmış olmanın huzurunu yaşıyordu…Büyük oğlu Ahmet,
başarılı bir öğrenci değildi,ama karısıyla beraber ticarete atılmıştı…
Büyük kızı Şule Tıp fakültesinde okurken,mutluluğu seçmiş,İşadamı İrfan’la
evlenmişti…
Ali,hukuk fakültesini bitirmiş,Ankara’da avukatlık yapıyordu…
Murat,Üniversiteyi bitirdikten sonra,Amerika’ya yerleşmişti..
Şenay.müzik öğretmeni olmuş.Anadolu’nun bir köyüne tayin olmuştu…
Acaba Mümtaz bey,çocuklarını hayatındaki gerçeklerin ne kadarını biliyordu..
Belki bir bölümünü,belki de hiç birini…
Mümtaz bey,50 yıl boyunca gözünün önünden ayırmadığı,canı gibi sevdiği
karısını ;50.evlilik yıldönümünde kaybettiğinde,hayatın gerçek yüzüyle
karşı karşıya gelecekti…
Bunca yılın emekleri bir anda nasıl yok olabilirdi…
Amerika’daki oğlu Murat neden aramıyordu…Peki ya diğer çocuklarının durum
neydi…
Anılarıyla baş başa.tek başına kalan Mümtaz bey,Torunu Ceren ziyarete geldiğinde:
“Hayat böyle birşey kızım...
Sen de birgün kendi yuvanı kuracaksın... Senin de çocukların,torunların
olacak...Onları kucağına alacaksın... Sevginin ne demek olduğunu anlayacaksın...
Ama büyüdüklerinde ,kendi hayatlarını kurduklarında sen de bir köşede kalacaksın.... İşte o zaman da acının ne demek olduğunu anlayacaksın !..” demişti.
Mümtaz bey yaşadığı yıkımın hüznünü yaşarken,çocuklarının hayatında yerini
alırken gördükleri,onlara sağladığı mükemmel bir hayat mıydı,yoksa bilmeden
yok ettiği gelecekleri miydi…Ama şu an bir tane doğru vardı…Hangi yaşta
olursa olsun,hayata hergün yeni baştan başlamak.
“ YAŞLANDIYSAM… ARTIK GÖZLERİM İYİ GÖRMÜYORSA… ARADA UNUTUYORSAM… BU BENİM SUÇUM MU ?”
Mümtaz bey hayatı boyunca kendi bildiği doğrulardan şaşmamıştı…
Şerefli,dürüst meslek hayatı süresince,kendisini karısı ve 5 çocuğunun geleceğine adamıştı…Çocuklarının hayırlı ve başarılı insanlar olarak hayata atılmalarını
istemişti…Otoriter bir baba olarak görünse de,bütün sevgisini kalbinde saklamıştı…
Çocukları hayata atıldığında ,acaba hepsi Mümtaz beyin istediği
gibi evlatlar olabalmiş miydi ?...
Bir baba olarak,görevini yapmış olmanın huzurunu yaşıyordu…Büyük oğlu Ahmet,
başarılı bir öğrenci değildi,ama karısıyla beraber ticarete atılmıştı…
Büyük kızı Şule Tıp fakültesinde okurken,mutluluğu seçmiş,İşadamı İrfan’la
evlenmişti…
Ali,hukuk fakültesini bitirmiş,Ankara’da avukatlık yapıyordu…
Murat,Üniversiteyi bitirdikten sonra,Amerika’ya yerleşmişti..
Şenay.müzik öğretmeni olmuş.Anadolu’nun bir köyüne tayin olmuştu…
Acaba Mümtaz bey,çocuklarını hayatındaki gerçeklerin ne kadarını biliyordu..
Belki bir bölümünü,belki de hiç birini…
Mümtaz bey,50 yıl boyunca gözünün önünden ayırmadığı,canı gibi sevdiği
karısını ;50.evlilik yıldönümünde kaybettiğinde,hayatın gerçek yüzüyle
karşı karşıya gelecekti…
Bunca yılın emekleri bir anda nasıl yok olabilirdi…
Amerika’daki oğlu Murat neden aramıyordu…Peki ya diğer çocuklarının durum
neydi…
Anılarıyla baş başa.tek başına kalan Mümtaz bey,Torunu Ceren ziyarete geldiğinde:
“Hayat böyle birşey kızım...
Sen de birgün kendi yuvanı kuracaksın... Senin de çocukların,torunların
olacak...Onları kucağına alacaksın... Sevginin ne demek olduğunu anlayacaksın...
Ama büyüdüklerinde ,kendi hayatlarını kurduklarında sen de bir köşede kalacaksın.... İşte o zaman da acının ne demek olduğunu anlayacaksın !..” demişti.
Mümtaz bey yaşadığı yıkımın hüznünü yaşarken,çocuklarının hayatında yerini
alırken gördükleri,onlara sağladığı mükemmel bir hayat mıydı,yoksa bilmeden
yok ettiği gelecekleri miydi…Ama şu an bir tane doğru vardı…Hangi yaşta
olursa olsun,hayata hergün yeni baştan başlamak.
Gönderen
Senol İnce
Etiketler:
diziye genel bakış,
sessiz gemiler,
sessiz gemiler dizisi
Sessizgemiler dizi ouncusu Ayhan Kavas

Ayhan Kavas
Oyuncu | 1958 - İstanbul
1958 yılında doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Kent oyuncuları ve Dormen Tiyatrosu'nda çalıştı. Şehir Tiyatroları'nda oyuncu olarak çalışan Ayhan Kavas, birçok TV dizisinde, reklam filmlerinde ve ve tiyatro eserinde rol aldı. "Kırlangıç Fırtınası" adlı sinema filmi çeken Ayhan Kavas'ın rol aldığı tiyatro eserlerinden bazıları şunlar: "Harold ve Maude", "Cyrano de Bergerac, "Babalar ve Oğullar", "Beş Yol", "Bay Hiç" "Sonsuzluk Kitabevi" ve "Bir Ata Krallığım"
Sessiz Gemiler dizisi oyuncusu Alper KUL



alper kul kimdir ?
1975 İstanbul doğumlu. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Oyunculuğu Bölümü ve Amerika İndiana Üniversitesi Tiyatro Oyunculuğu Bölümü mezunu. Yurtdışında oyunculuk yaptıktan sonra Türkiye'de Şehir Tiyatrolarında oyunculuk yapmaya başlayan Kul, Osman Yağmurdereli ile tanışmasının ardından Yılan Hikâyesi dizisinde Balıkçı Mustafa'nın oğlu Alpay rolünü oynadı. 10 bölüm oynadıktan sonra askere gitti. Dönüşünde Osman Yağmurdereli'nin yeni projesi Kınalı Kar'da oynamaya başladı. Amerika'da ve Şehir Tiyatrolarında birçok oyunda yer alan Alper Kul, tiyatro oyuncusu. Ferzan Özpetek'in geçtiğimiz yıllarda yönettiği Hamam filminde rol alan Kul, önümüzdeki günlerde yeni bir film çekmek için kolları sıvadı.
Alper KUL ile ayak üstü ropörtaj

Demir, Yeşim Tekstil'e hayran
Kınalı Kar dizisinin yetim Demir'i olarak bilinen Alper Kul, genç yaşına rağmen aldığı eğitim ve yaptığı başarılı çalışmalarla adından söz ettiriyor.
Oyunculuk ile tiyatro, emek ve sevgi isteyen bir iş. Düşünsenize, gününüzün önemli bir bölümünde dizi ya da tiyatro sahnelerinde rolünüzü en iyi şekilde yapmak için çaba sarf edeceksiniz. Rolünüzün sonunda gelen alkışlar, tebrikler, ödüller ise işinizi ne kadar iyi yaptığınızın bir kanıtı olacak. Peki, bu kanıtların yani alkışların arkasında nasıl bir hayat var? Kınalı Kar dizisinin oyuncularından Alper Kul'un alışveriş izlenimlerini ve hobilerini araştırdık.
Alışveriş yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
Ben aslında çok fazla alışveriş yapan ya da yapmayı seven birisi değilim. Çünkü çok sıkılıyorum alışverişten. Pantolonum yırtıldıysa gidip kendime pantolon, kışlık ayakkabım eskimişse yenisini alırım. Yoldan geçerken gözüme bir şeyler ilişirse alışveriş yapıyorum. Tercih ettiğim en önemli nokta yerli malı olması. Motor kullandığım için motor malzemesi almam gerekiyor, yabancı ürünleri tercih etmek zorunda kalıyorum. Ama genelde Türk malı kullanıyorum. Geçtiğimiz günlerde Yeşim Tekstil'e geldim. Çok büyük ve güzel bir yer. Neredeyse 1 yıllık alışverişimi oradan yaptım. Birçok markayı ve birbirinden güzel ürünleri üretiyor Yeşim Tekstil. Çok gurur duydum açıkçası Yeşim Tekstil'i gördükten sonra. Bursa'da önümüzdeki yıl da çekimlerimiz nedeniyle kalacağız. Tekrar Yeşim Tekstil'e giderim 1 yıllık daha alışveriş yaparım. Kalitesiyle de kendini ispatlamış bir marka.
Sevdiğiniz, beğendiğiniz renkler neler?
Turkuaz, mavi renklerini çok seviyorum. Ama genellikle kıyafetlerimde kahverengi, yeşil ve laciverti tercih ediyorum. Kırmızı rengini de çok seviyorum, ancak kırmızı renginde uygun giysiler bulamadım.
En son kendinize ve çevrenizdekilere neler aldınız?
Kendime Yeşim Tekstil'den tişört, eşofman altı ve yeğenime kıyafetler aldım. Bir de kendime ayakkabı aldım.
Alışveriş sizce neyi ifade ediyor?
Alışverişi vakit ayıracak bir şey olarak görmüyorum. İhtiyacım olduğunda yol üzerinden geçerken uğrayıp alıyorum. Mümkünse benim yerime biri gidip alışveriş yapsın. O kadar sevmiyorum alışveriş yapmayı. Ama yanımda birisinin olmasını isterim. Yanımdakilere fikir sormak hoşuma gidiyor. Her şeyi bir yerde bulduğum mağazalar ile alışveriş mekânlarını seviyorum.
Alışverişte çılgın para harcar mısınız?
Beğendiğim bir şeyse paraya mutlaka kıyarım. Çünkü beğendiğim bir şeyse zaten ihtiyacım vardır, ihtiyacım olduğuna göre de alırım. Çevremdekiler için de para harcarım.
Dizide Fadik'le evlilik hazırlıkları yapıyorsunuz? Hazırlıklar nasıl devam ediyor?
Dizide önümüzdeki günlerde neler olacağını sadece senaristler biliyor. Senaristler ne yazarlarsa bizde onu oynuyoruz. Ama her şey olabilir. Sonuçta "Demir" karakteri önemli bir karakter. Ve Nazar'a bir adım daha yaklaşabilmek için Fadik'le evleniyor. Çünkü Nazar Hanım'ın vaadi.
Bursa sizce nasıl bir şehir?
Ben Bursa'yı çok sevdim. Eskiden ara sıra gidip geliyordum, ancak çekimler nedeniyle Bursa'da fazla vakit geçiriyorum ve Bursa'ya bayıldım. İstanbul'dan daha bir Avrupa şehri bence.Yapılaşma ve kentleşme olarak çok doğru yatırımlar yapılmış. Düzgün işler yapılmaya devam ediyor. Bursa İstanbul'dan daha az göç aldığı için kültürelleşmesi fazla. Ve Bursa'nın her ilçesinde tartışabileceğiniz bir sürü insan var. İstanbul'da ilkokul mezunu bile olmayan kişiler bir yerlere gelmişler, bir yerlerde çalışıyorlar. Ama burası öyle değil. Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser'i tebrik ediyorum.
Hobileriniz neler?
İstanbul'da bir at çiftliğim var. Ayrıca motosikletim var. Genelde asosyal bir hayat yaşıyorum. Tek başına yapılan sporlar ve hobilerle ilgileniyorum. Doğa sporlarına meraklıyım. Kaya tırmanışı yapıyorum. Bursa'da 911 Arama Kurtarma ekibine üye oldum. İstanbul'da Arama Kurtarma'nın yardım grubunda yer aldım ve almaya devam edeceğim. İki depremde de enkaz altındaki kişilere yardım ettiğimizi düşünüyorum. Benim bildiklerimi başkalarıyla, başkalarının bildiklerini benimle paylaşmaları hoşuma gidiyor
Sessiz Gemiler oyuncusu Aysun Kayacı

Güzel manken Aysun Kayacı podyumlardan setlere taşındı.
Ajansı: Başak Gürsoy
Mesleği : Manken - Fotomodel
Boy : 1.75 cm
Kilo : 55 kg
Ölçüleri : 88-60-91
Beden : 36
Gönderen
Senol İnce
Etiketler:
aysun kayacı,
dizi oyuncuları,
oyuncu oyuncular,
sessiz gemiler
Sessiz gemiler Söyleşi Dizi oyuncusu miraç eronat
Miraş ERONAT ile "azap yolu" adlı dizi üzerine bir söyleşi..Dizide mağdur sahnede komik
atv'nin sevilen dizisi 'Azap Yolu'nun 'Melek'i Miraç Eronat, Ankara'da 4 yıldır kapalı gişe sahnelenen 'Bahçemdeki Ayı' adlı oyunda stand-up yapıyor.
Daha önce 'Üzgünüm Leyla', 'Ablam Böyle İstedi', 'Aşk Buraya Uğramıyor', 'Kaleiçi', 'Ayışığı Neredesin?', 'Rüzgarlı Bahçe' gibi pekçok dizide oynamış deneyimli bir oyuncu o... Şimdi ise Kadir İnanır ile 'Azap Yolu'nda başrolde ve 'Melek' karakteri ile büyük beğeni topluyor. Miraç Eronat, İnanır'la aynı projede yer almanın tüm deneyimine rağmen kendisini heyecanlandırdığını söylüyor. 'Azap Yolu'nun ilerleyen bölümlerinde Kadir İnanır'ın canlandırdığı 'Yavuz' karakteri ile yakınlaşacağını açıklayan Eronat, "Gençlik yıllarımda hayran olduğum bir aktör ile karşılıklı oynamak çok keyifli" diyor.
ESKİ TİYATROCU
14 yıllık tiyatro geçmişi olan Miraç Eronat, şimdiye kadar Devlet Tiyatroları'nda sahnelenen 'Ferhat İle Şirin', 'Koltuk Düşkünleri' ve 'Matruşka' gibi oyunlarla izleyiciyle buluşmuş. Halen Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı olan güzel oyuncu, 4 yıldır da 'Bahçemdeki Ayı' isimli oyunla izleyicinin karşısına çıkıyor. Miraç Eronat ile sanat geçmişi ve yeni projeleri üzerine konuştuk:
* 'Azap Yolu'ndaki karakterle izleyicinin dikkatini çektiniz. Daha önce televizyon projelerinde çalıştınız mı? Azap Yolu aslında benim yedinci dizim. Ama diğerleri TRT'de olduğu için çok fazla göze batmadı. TRT'yi biliyorsunuz; iyi ve kaliteli projeler oluyor ancak orada oynayan insanların çok fazla medya ile tanışıklığı olmuyor. 'TEPKİLER SÜPER'
* 'Azap Yolu'yla ilgili ne tür tepkiler alıyorsunuz? İnanılmaz güzel tepkiler alıyorum. Zaten çok iyi ve sağlam bir projede görev alıyorum. Gelen tepkiler çok olumlu. Bu da beni çok mutlu ediyor.
* Peki izleyici sizi Melek karaterine yakıştırmış mı? Genelde karaktere uygun olduğum ve beğenildiğim söyleniyor. Biliyorsunuz bizim insanımız çok merhametli ve her zaman garibanın yanında olan bir yapıya sahip. Melek de mağdur durumda bir kadın olduğu için hep sevgi ve şefkat dolu gözlerle bakıyorlar ona...
* Canlandırdığınız karakterle benzeşen noktalarınız var mı? İyi kalpli ve merhametli bir insan olduğuma inanıyorum. Melek de çok iyi kalpli biri. Dürüstçe, onurluca, namusluca ayakta durmaya çalışan bir kadın. Ben de özel yaşantımda öyleyim. Aslında benzeşen noktalarımız var. STAND-UP YAPIYOR
* Hala Ankara'da yaşıyor ve dizi çekimleri için İstanbul- Ankara arasında mekik dokuyorsunuz galiba... Evet Ankara'da yaşıyorum. Diziyle birlikte Ankara'da da bir oyunum devam ediyor. Ayda bir hafta 'Bahçedeki Ayı' oyunu için sahneye çıkıyorum.
* 'Bahçedeki Ayı'da nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz? Orada manik-depresif bir kadını oynuyorum. Komedi ve müzikal bir oyun. Ayrıca bir de kendi yazdığım stand-up sahnelerim var. Seyirciyle karşılıklı stand-up yapıyorum. Dört yıldır kapalı gişe oynuyoruz. İnanılmaz eğlenceli ve keyifli bir oyun.
* Dizide dram, tiyatroda komedi oynuyorsunuz. Hangisi daha zor? İkisi de çok zor. Komedide seyirci ile ilişki kurmak ve espriyi satmak, dramada ise karakterin duygusunu yaşatmak önemli. Komedide kıvrak bir zeka ve iyi bir zamanlama gerekiyor.
* Örnek aldığınız bir stand-up'çı var mı? Cem Yılmaz hayranıyım. Öyle kolay kolay gülebilen bir insan değilim. Beni kahkahalarla güldüren tek insan...
Gönderen
Senol İnce
Etiketler:
miraç eronat,
oyuncular,
sessiz gemiler fragmanı
Sessiz Gemiler Dizi oyuncusu Hakan ERATİK
sessiz gemiler dizisi fragmanı
ATV'de yeni yayın döneminde karşımızda olacak "Sessiz Gemiler" dizisinin fragmanı yayınlandı.Buyrun izleyin ama yorumlarınızı bekliyoruz.
Sessiz Gemiler fragman yeni
ATV'nin yeni yayın dönemi bomba dizilerinden sessizgemiler'in yeni fragman'ı beğeneceğinize inandığımız bir dizi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

